Ama Beni Bu Karanlık Ormanın İçine Çekmeyi Başarıyorlar!


Ayşegül: Haklı haksız mevzusu değil bu. Haklı olsan ne olacak?

Çok seviyordu… Ama artık belaları geride bırakmak istiyordu. Hani çok seversin de gidemezsin. Çok yorulursun da bitsin istersin. Tek yolu gitmekte bulursun. Ama işte bir türlü gidemezsin. İçinden gidemezsin çünkü. Kalbin ne olursa olsun onun için atıyorum işte diyordur. Kendi kalbinle bile kavga edersin. Yorgunluğuna bile kızıyorsundur aslında. İşte Ayşegül’ de Poyraz’ın zarar görmesi korkusuyla aklının kalbi ile kavgası arasında sıkışarak yapıyor bu konuşmayı…

Poyraz: Bırakmıyorlar Ayşegül… Onlar…

O da deliler gibi seviyordu. Severken kalbinin bencil bir tarafı varmış gibi gelirdi ama öyle değildi…Kendi başına gelenlerden o da bıkmıştı da söyleyemiyordu. Ulan çok seviyorlardı işte. Ama bırakmıyorlardı ki gerçekten… Ayşegül’ ün pes edişine dayanamadığından yine şiir yazar gibi konuşuyordu Poyraz.

Poyraz: Ama beni bu karanlık ormanın içine çekmeyi başarıyorlar Ayşegül. Sonunda anladım, sonunda çözdüm… Benim bu ormanın en derinine gitmem gerekiyor. Başka yolu yok… Kaçmaktan, pes etmekten, vazgeçmekten çok yoruldum…

Ayşegül: Git o zaman… Ama tek başınasın, ben seninle gelmiyorum…

™ Parende ( ÖTÇ)

Bloga dön