THY Uçak Rötarı ve Bir Gülümseme…

Zaman zaman uçakla yolculuk yapıyorum. Artık yollarda otobüse tıkılmak bazen yorucu geldiğinden, fiyatların ucuz olmasından, zamandan tasarruf etmek için. İlk uçak deneyimimi 6 yıl önce Adana – Van arasında Pegasus ile yaşamıştım. Bu tür yerlere uçtuğumda Pegasus firmasını tercih ediyorum. Yanındaki hizmetler dikkate alındığında pahalı bir firma. Fakat o hizmetleri almadığınızda THY ye göre daha uygun oluyor. Bu nedenle öğrenci için uygun hale geliyor. Birde malesef bazı şehirler arasında gereksiz aktarma yapılıyor. Firma bunu en minimum şekilde yerine getiriyor.

Daha sonra Van – Adana,Adana – Van, Van – Kayseri arası uçtum. THY Adana’ya aktarmalı uçuş yaptığı için tercih etmedin. Bu uçuşlarda hep otobüs fiyatının altında uçtum.

Bir ay kadar önce Erzurum – Adana arası Pegasus ile uçtum. Malesef Erzurum’dan sadece İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’ya uçabiliyorsunuz. Otobüs biletim ile aynı fiyata bulunca 14 saat yol yerine 5-6 saatte evimde olmayı tercih ettim. Esenboğa’ ya ilk inişimdi. Gerçekten büyük ve rahat bir alan.

Üniversite mülakatı için 8 gün önce yine Pegasus firması ile Adana – İstanbul Sabiha Gökçen arasında gidiş dönüş uçuş gerçekleştirdim. Eğer günlük gidip geliyorsanız otobüs fiyatından çok uygun şekilde gidiş dönüş almak daha rahay oluyor. Sabiha Gökçen’ de sabah saatlerinde 3 saat önceden yola çıkmaya hazır olmanız gerekiyor. THY kullanmak istemiştim bu uçurumda fakat fiyatlar nerdeyse iki katıydı. Atatürk Havalimanı ise daha pahalıydı. Bu yüzden Pegasus tercih ettim.

Bugün ise yine Adana – Erzurum arası aktarmalı uçuş için havalimanındayım. Bu sefer atkadaşlarımın da aktarmalı uçuş rahatlığını övdüğü THY na bilet aldım. Fakat ilk deneyimde kötü bir imaj oluştu gözümde. Saat 10:05 uçağım önce gecikti. Şuan ülkede hava şartları mevsim normallerinin üzerinde. Bu tür şeyler olabilir ilk defa rötarlı gitmiyorum. Kızdığım nokta aktarma arasındaki kısa süre. 1 saat var. Uçağın 50 dk sonra kalkacağı ilan edildi. Bu durumda Ankara – Erzurum arasındaki uçağıma kalkışından 10 dk önce yetişecektim. Ve hemen aktarmalı uçuşlar Kontuara yönlendirildi. Tüm sıra sinirden köpürüyordu. İşte bu yüzden bugüne kadar uzak kalmışım bu firmadan dedim. Tek tesellim zaman kaygım yoktu. Aynı şekilde şehir kaygım da. Herkesin yetişmesi gereken birşey vardı. İki tarafı da anlıyorum. Gişedeki personekin bir suçu yok neticede. Ona bağırıp küfür etmek birşey kazandırmayacaktı. Fakat müşteriler de haklıydı. Çoğu askeri personeldi. Ayrıca bu aktarım işlerinden anlamayan yaşlı çiftler de vardı. Sıra bana geldiğinde görevliye Erzurum uçuşum var dedim. Kendisine o kadar bağırılmasına rağmen yeni müşteri ile gülümseyerek karşılık vermişti. O an bütün kaygı ve sinirim geçti.

“Bugün uygun uçuşlar mevcut hanımefendi. Gecikmemeniz adına İstanbul’a aktarsam uçuşunuzu?” diye sordu.

“Tabi sorun yok, şehir fark etmez.” dedim. “Sadece akşam geç Erzurum’ da olmayayım. Malum kış ve orada hayat bitiyor. Belli bir saatten sonra evime otobüs bulamam. Ve mağdur olurum. ” dedim.

” Tabi ki haklısınız anlıyorum sizi. Buradan 12:45 uçağı İstanbul’a gidiyor. İstanbul’dan 16:20 uçağımız 18:00 de Erzurum’da olacak. Uygun mudur? ” dedi.

“uygundur.” deyip teşekkür ettim. Biletime baktığımda iki koltuğum da çok arkada olmayan ve cam kenarıydı.

Sonra yeni biletlerimi işletmeye gittim. Bu arada bagajımı değiştirdim. Sizin uçuşunuz yakın bagajını alalım hemen yük olmasın. ” dedi görevliler.

Baktığımda hala tartışan insanlar vardı bilet gişesinde. Hak veriyordum. Mesela benden 7-8 yaş küçük bir çocuk “sabah erken kalktım eşşek miyim ben? ” diye bağırıyordu. Haklıydı tabi. Uçağın gecikmesi THY nin sorumluluğundaydı. Ve arada kısa mesafe olması da yine onların sorumluluğuydu. Ama gişedeki görevlinin o kadar bağırılmayı tam olarak haketmediğini söyleyebiliriz. Ve aradaki sürenin kısa olması da gideceği yere erken varmak isteyen yolcular için gerekli aslında.

Buradan çıkarılacak mesaj şu. -THY ile giderken aranın kısa olmamasına dikkat edeceğim. -Eğer imkan varsa işlere gecikmemek için her zaman esneme payı bırakmak bizi mağduriyetten korur. -Bağırmak mağduriyeti gidermiyor. Aksine bizzat sorumlu olmayana bağırarak belki de onun evine gittiğinde gerginliğinin manevi sorumluluğu ilerde karşımıza çıkar. Dikkat etmek lazım. – En önemlisi. Aslında bana gülümsendiğinde o sinirli insan olmaktan kolayca kurtulabiliyormuşum.

Not: Bu yazıyı yazarken uçuşumu bekliyorum. Firma ile ilgili fikrim uçuştan sonra kesinleşecektir. Yazıya güncelleme olarak eklerim.

” SİZE GÜLÜMSEME İLE KARŞILIK VEREN İNSANLAR OLSUN ETRAFINIZDA, İYİ GÜNLER”

™ Parende ( ÖTÇ)

Bloga dön